Bugün öğlen Serpil teyzem ve Ilgar'la buluştuk.Hava o kadar sıcaktıki yürüyüşü kısa kesip hemen Recis cafede oturduk.Ilgarıda Serpil teyzeyide çok özlemişiz.Ilgarın babası Zafer amca yurt dışında olduğu için Ilgarlar Bostanlı da anneannesinin evinde kalıyorlarmış.Bir süre için birbirimize daha yakınız yani .
Ilgar yine diş çıkardığı için iştahı çok kapalıymış benim sürekli halim öyle olduğu için annem deneyimlerini Serpil teyzeme aktardı.Bu arada da bize öğlen yemeklerimizi yedirdiler daha doğrusu yedirmeye çalıştılar ikimizde tamamını bitirmedik.Ama annemler o kadar çok acıkmışlardıki daha fazla bizimle uğraşamadılar ve siparişlerini verdiler.Onların yemekleri gelene kadarda bizi cafenin içinde bir o yana bir bu yana gezdirdiler.Ilgar yürüme işini çözmüş annesi sadece tek elinden tutuyor ben daha o aşamaya geçemedim annem iki elimden tutunca yürüyebiliyorum ama hissediyorum az kaldı...
Annemlerde yemeklerini yarım yamalak yedikten sonra kalktık.Bostanlı Migrosun oraya gelmiştikki havada yine günlerdir aynı saatte beliren kara bulutlar göründü.Annemler de yağmur başlayacak deyip bu defa Kahve diyarına oturdular.Kahveler gelmeden babişkom aradı o taraftada bulutları görünce geç kalmadan eve dönün demek istemiş canım babam bizi hep böyle düşünür :-)
Kahveler geldi bitti ama yağmur hala yağmamıştı annemlerde alelacele kalktılar vedalaşıp evimize geldik.Meyvemi yedikten sonra biraz oyuncaklarımla oynadım...
Bu arada yağmur hiç yağmadı :-D